Browsed by
Kategori: Fetvalar

İdrîsiyye Erbaîn gibi kitaplarda bulunan virdleri okumak ve amel etmek câiz midir?

İdrîsiyye Erbaîn gibi kitaplarda bulunan virdleri okumak ve amel etmek câiz midir?

Ehl-i sünnet âlimlerinin genel yaklaşımına göre, Kur’ân-ı Kerîm’e, sahih sünnete ve İslâm akîdesine aykırı ifadeler içermeyen dua, hizb, vird ve evrâdların okunması câizdir. Bu çerçevede İdrîsiyye Erbaîn gibi eserlerde yer alan dualar da muhtevaları itibarıyla şer‘î esaslara uygun olduğu sürece nafile dua ve zikir kapsamında değerlendirilebilir. Buna göre, anlamı sahih olan duaların okunması meşru görülmekle birlikte, sahih delile dayanmayan fazilet rivayetlerinin kesin dinî hakikat gibi sunulması doğru değildir. Ayrıca bu tür evrâd ve ezkârın, sünnette sabit olan dua ve zikirlerin…

Devamını Oku Devamını Oku

Korana’dan ölen ve defnedilen birini sonradan aile mezarlığına nakletmek câiz mi?

Korana’dan ölen ve defnedilen birini sonradan aile mezarlığına nakletmek câiz mi?

Ölünün defnedildiği kabrinden başka bir yere nakledilmesi hususunda fukahâ arasında ihtilaf bulunmaktadır. Hanefî ve Şâfiî mezhebine göre, defin işlemi tamamlandıktan sonra ölünün zaruret veya şer‘an muteber bir mazeret bulunmaksızın başka bir yere nakledilmesi câiz değildir. Çünkü kabri açmak, ölünün hürmet ve dokunulmazlığına aykırı görülmüş; ancak cenazenin gasp edilmiş bir araziye veya başkasının şüf‘a hakkı bulunan bir yere defnedilmesi gibi hak sahiplerinin hukukunu ilgilendiren istisnaî durumlarda nakle cevaz verilmiştir. Hanefî fakihlerinden İbnü’l-Hümâm, bu yaklaşımı desteklemek üzere dârülharpte defnedilen birçok sahâbînin kabirlerinin…

Devamını Oku Devamını Oku

Online Nikâh Akdi Caiz midir?

Online Nikâh Akdi Caiz midir?

Nikâh akdi; nesep, aile hukuku ve miras gibi önemli hukukî sonuçlar doğuran bir akit olduğundan, tarafların kimliklerinin ve irade beyanlarının hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesini gerektirir. Günümüzde yapay zekâ destekli görüntü ve ses üretim teknolojileri, dijital kimlik sahteciliği ve benzeri yöntemler sayesinde kişilerin gerçeğe son derece yakın biçimde taklit edilebilmesi, çevrim içi ortamda gerçekleştirilen işlemlerde kimlik doğrulamasını güçleştirmekte ve aldatma ihtimalini artırmaktadır. Bu durum, nikâh akdinin sıhhati açısından büyük önem taşıyan güven unsurunu zedeleyebilecek niteliktedir. Buna…

Devamını Oku Devamını Oku

Dayı, amca vb. çocuklarıyla bir arada yemek yiyip, sohbet etmenin hükmü

Dayı, amca vb. çocuklarıyla bir arada yemek yiyip, sohbet etmenin hükmü

Dijital medya, sosyal iletişim ağları ve popüler kültürün etkisiyle mahremiyet algısının zayıfladığı, kadın-erkek ilişkilerinde sınırların giderek belirsizleştiği, iffet ve hayâ duygusunun ciddi şekilde aşındığı bir dönemde, yeni nesil gençlerin amca, dayı, hala ve teyze çocuklarıyla olan ilişkilerinde mahremiyet ölçülerine dikkat etmeleri önem arz etmektedir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’in, وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنَىٰ ۖ  “Zinaya yaklaşmayın.”[1] emri ile mümin erkek ve kadınlara yönelik, قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ “Mümin erkelere söyle! gözlerini haramdan sakınsınlar.”[2] buyruğu birlikte değerlendirildiğinde, aile içinde dahi olsa amca,…

Devamını Oku Devamını Oku

Cuma Günü Yolculuğa Çıkmanın Hükmü

Cuma Günü Yolculuğa Çıkmanın Hükmü

Fıkıh mezhepleri, Cuma günü yolculuğa çıkmanın hükmünü özellikle Cuma namazının eda edilme imkânı ve yolculuğun zamanlaması bağlamında ele almışlardır. Hanefî mezhebinde, Cuma günü yolculuğa çıkmak prensipte câiz kabul edilmiştir. Zevalden (öğle vaktinin girişinden) önce yolculuğa çıkmanın mekruh olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, Cuma namazı kılınmadan zevalden sonra yapılan yolculuk bazı Hanefî âlimlerince mekruh görülmüş;[1] İmam Muhammed ise kişinin Cuma namazını kaçırmasına yol açacak şekilde şehirden ayrılmasını doğru bulmamıştır. Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde, Cuma namazı kılınmadan zevalden sonra yolculuğa çıkmak câiz değildir….

Devamını Oku Devamını Oku

DÜNYALIK MAKSATLAR İÇİN NAMAZ KILMAK CAİZ Mİ?

DÜNYALIK MAKSATLAR İÇİN NAMAZ KILMAK CAİZ Mİ?

Soru: “Sınava az bir zaman kaldı. Ben de sınava kadar namaz kılmayı düşünüyorum. Niyetim hem sevap kazanmak hem de sınavda başarılı olabilmek. Bu şekilde bir niyet doğru olur mu, yoksa ibadetin ders ve sınav gibi dünyevî bir sebeple yapılması uygun olmaz mı?” Cevap: Bu niyet dinen uygundur. Hatta fıkıh ve hadis kaynaklarında, kişinin meşru bir ihtiyacının gerçekleşmesi amacıyla kıldığı iki rek‘atlık nafile namaz “hacet namazı” olarak isimlendirilmiştir. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kimin Allah’tan veya herhangi bir kimseden bir…

Devamını Oku Devamını Oku

Kadınların özel günlerinde âyet okuyup yazmaları câiz midir?

Kadınların özel günlerinde âyet okuyup yazmaları câiz midir?

Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin tamamı ile Mâlikîlerin kahir ekserine göre kadının lohusa veya cünüp hâlinde gerek Mushaf’a dokunması gerekse Kur’ân okuması câiz görülmemiştir. Cumhur âlimler bu konuda “Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.”[1] âyeti ile Amr b. Hazm’ın rivayet ettiği “Kur’ân’a temiz olandan başkası dokunmaz.”[2] ve “Hz. Peygamber (s.a) Cünüp ve hayızlıyı Kur’ân okumaktan neyhederdi.”[3] yine “Kur’ân’a hayızlı ve cünüp kimse dokunamaz.”[4], “Hayızlı ve cünüp kimse Kur’ân’dan bir şey okuyamaz.”[5] şeklindeki rivayetleri esas almaktadırlar. Öncelikle kadınların mezkûr günlerde Kur’ân âyetleri…

Devamını Oku Devamını Oku

Namazı Bozan ve Bozmayan Ağlama

Namazı Bozan ve Bozmayan Ağlama

Gerek namaz içerisinde gerekse namaz dışında meydana gelen ağlama, sebebi ne olursa olsun abdesti bozmaz. Ancak ağlamanın namaza etkisi, ağlamanın sebebine ve şekline göre değerlendirilmiştir. Fıkıh kaynaklarında, dünyevî bir musibet, sıkıntı veya endişe sebebiyle kişinin namaz esnasında sesli şekilde ağlaması hâlinde namazın bozulacağı belirtilmiştir. Buna karşılık Allah korkusu, ahiret düşüncesi, cennet ümidi veya cehennem endişesi gibi dinî saiklerle meydana gelen ağlama ise sesli olsa dahi namaza zarar vermez. Bilakis bu tür bir ağlama, huşû ve kalp rikkatinin bir göstergesi kabul…

Devamını Oku Devamını Oku

Kefir ve boza içmek caiz midir?

Kefir ve boza içmek caiz midir?

Kefir ve boza, üretim süreçlerinde fermantasyondan yararlanılan geleneksel gıda ürünleri arasında yer almaktadır. Boza, tarih boyunca daha çok darıdan hazırlanmış olmakla birlikte günümüzde buğday, mısır ve pirinç gibi farklı tahıllar kullanılarak da üretilebilmektedir. Üretim aşamasında tahıllar pişirilip işlendikten sonra belirli miktarda şeker ilave edilmekte ve fermantasyona bırakılmaktadır. Bu biyokimyasal süreç neticesinde laktik asidin yanı sıra düşük oranlarda etil alkol de meydana gelebilmektedir. Benzer şekilde kefir de sütün kefir taneleriyle fermantasyona tabi tutulması sonucu elde edilen bir içecektir. Fermantasyonun tabiî bir…

Devamını Oku Devamını Oku

Kadının gelir sahibi olması mehir hakkını düşürür mü?

Kadının gelir sahibi olması mehir hakkını düşürür mü?

Mehir, İslâm hukukunda evlilik akdi sebebiyle erkeğin eşine vermeyi taahhüt ettiği mal, para veya ekonomik değeri bulunan bir menfaati ifade eder. Kadının çalışma hayatında yer alması veya bağımsız bir gelirinin bulunması, mehir üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Zira mehir, evlilik akdinin hukukî sonuçlarından biri olarak kadına ait şahsî bir hak olup, onun mülkiyetine geçen özel bir malvarlığı unsurudur. Kur’ân-ı Kerîm’de mehir, kadının meşru bir hakkı olarak açıkça düzenlenmiştir. Nitekim Allah Teâlâ, “Kendileriyle evlenip yararlandığınız kadınlara kararlaştırılmış mehirlerini verin. Bu, üzerinize düşen…

Devamını Oku Devamını Oku