Browsed by
Kategori: Fetvalar

Boykotun Hükmü

Boykotun Hükmü

Boykot kelimesi İngilizce boycott lafzından alınmış olup “Bir kimsenin, bir topluluk veya bir ülkeyle, belli bir amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesmesi”[1] şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkûr tariften de anlaşıldığı üzere boykot sırasında her türlü ilişkinin kesilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Dolayısıyla boykotun güçlü ve müessir olabilmesi için maddi ve manevi tüm ilişkilerin kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bugün ise boykot, zulme ve haksızlığa uğrayan tarafın bedensel güç ve kuvvetle engel olamadığı durumlarda alternatif olarak devreye koyduğu mali bir tepki olarak algılanmaktadır. Yani düşmanın maddi…

Devamını Oku Devamını Oku

Nevruz Kimin Bayramı?

Nevruz Kimin Bayramı?

Dünyada bulunan pek çok din ve ideolojinin kendine has dini bayram ve merasimleri bulunmaktadır. Yahudilerin Hamursuz, Hristiyanların Paskalya bayramı bu tür bayramlardan sayılmaktadır. Farsça’da “yeni gün” anlamına gelen nevrûz (نوروز), 21 Mart’ta Orta Asya’dan Ortadoğu’ya ve Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada yaşayan halklar tarafından kutlanmaktadır. İlk baharın habercisi olarak kabul edilen ve Mecûsîler (Zerdüş/Ateşperest) tarafından kutlanan Nevruz bayramı/şenliği 21 Mart’ta başlayarak iki hafta kadar devam etmektedir. Yezdîler ise bu kutlamayı Mehrecan adıyla Temmuz sonunda yapmaktadır.  Nevruz, kutlamaları ateş ve suyun öne…

Devamını Oku Devamını Oku

Tedaviyi Terk Etmenin Dinî Sorumluluğu

Tedaviyi Terk Etmenin Dinî Sorumluluğu

Tedavi, hastalığın giderilmesi ve sağlığın korunması amacıyla başvurulan meşru bir sebep olmakla birlikte, uygulanan her tedavinin kesin olarak şifa sağlayacağı söylenemez. Bu sebeple tedaviyi terk eden kimsenin ölmesi, her durumda kendisini helâke atması şeklinde değerlendirilemez. Nitekim Hanefî fakihleri, tedaviyi terk etmek ile hayatın devamı için zorunlu olan yeme ve içmeyi terk etmek arasında hüküm bakımından ayrım yapmışlardır. Hz. Peygamber’in ﷺ tedaviye ilişkin şu hadisi bu hususta temel teşkil etmektedir: «إِنَّ اللَّهَ أَنْزَلَ الدَّاءَ وَالدَّوَاءَ، وَجَعَلَ لِكُلِّ دَاءٍ دَوَاءً، فَتَدَاوَوْا، وَلَا…

Devamını Oku Devamını Oku

Gıybet Hangi Durumlarda Caizdir?

Gıybet Hangi Durumlarda Caizdir?

İslam hukukunda asıl olan, gıybetin haram olmasıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de gıybet, “ölü kardeşinin etini yemek”[1] benzetmesiyle şiddetle yasaklanmıştır. Bununla birlikte İslam âlimleri, zaruret veya meşru bir maslahatın bulunması hâlinde bazı durumların gıybet kapsamına girmeyeceğini belirtmişlerdir. Bu istisnalar arasında; zulme uğrayan kimsenin hakkını aramak amacıyla zalimi yetkili mercilere şikâyet etmesi, bir kötülüğün önlenmesi için yardım istemesi, fetva almak amacıyla yaşanan olayı anlatması ve insanların zarar görmesini önlemek için gerekli uyarılarda bulunulması yer alır. Ayrıca günahını alenen işleyen kimsenin yalnızca açıktan işlediği…

Devamını Oku Devamını Oku

Seferde sünnet namazları terk edilir mi?

Seferde sünnet namazları terk edilir mi?

Sefer sırasında ibadetlerde birtakım hafifletmeler söz konusudur. Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ve sahâbe-i kirâmın sefer hâlinde zaman zaman sabah namazlarını Kâfirûn ve İhlâs sûreleri gibi kısa sûrelerle kıldıkları rivayet edilmiştir.[1] Bununla birlikte Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mekke’nin fethi sırasında Ümmü Hânî’nin (r.a.) evinde sekiz rekât Duhâ namazı kıldığı ve İbn Ömer’in (r.a.) “Seferde Hz. Peygamber’le birlikte öğle namazını iki rekât kıldım; ardından iki rekât daha kıldım.” şeklindeki rivayetleri, sefer hâlinde sünnet[2] ve nâfile namazların mutlak olarak terk edilmediğini anlaşılmaktadır. Bu rivayetleri…

Devamını Oku Devamını Oku

İçinde alkol bulunan parfüm ve kolonya gibi mamullerin kullanımı câiz midir?

İçinde alkol bulunan parfüm ve kolonya gibi mamullerin kullanımı câiz midir?

İslâm âlimleri şarabın içilmesinin haram olduğu hususunda ittifak etmekle birlikte necis olup olmadığı hususunda ihtilaf etmişlerdir. Onlar konuyla ilgili olarak zikredilen “Ey müminler! Şarap (içki içmek), kumar oynamak, ibadet için dikilen putlar, (cahillik devrinde kullanılan) fal okları (şans oyunlarıyla kazandığınız şeyler) hepsi şeytanın işi pis şeylerdir. Onun için bunlardan sakının ki, kurtulasınız.”[1] mealindeki âyette geçen hamr kelimesinden kastın üzümden yapılan şarap olduğunu, dolayısıyla şarabın dışında kalan mamullerin necis olmayacağını söylerler. Bu ictihada göre bira ve içinde etil alkolün yer aldığı…

Devamını Oku Devamını Oku

İdrîsiyye Erbaîn gibi kitaplarda bulunan virdleri okumak ve amel etmek câiz midir?

İdrîsiyye Erbaîn gibi kitaplarda bulunan virdleri okumak ve amel etmek câiz midir?

Ehl-i sünnet âlimlerinin genel yaklaşımına göre, Kur’ân-ı Kerîm’e, sahih sünnete ve İslâm akîdesine aykırı ifadeler içermeyen dua, hizb, vird ve evrâdların okunması câizdir. Bu çerçevede İdrîsiyye Erbaîn gibi eserlerde yer alan dualar da muhtevaları itibarıyla şer‘î esaslara uygun olduğu sürece nafile dua ve zikir kapsamında değerlendirilebilir. Buna göre, anlamı sahih olan duaların okunması meşru görülmekle birlikte, sahih delile dayanmayan fazilet rivayetlerinin kesin dinî hakikat gibi sunulması doğru değildir. Ayrıca bu tür evrâd ve ezkârın, sünnette sabit olan dua ve zikirlerin…

Devamını Oku Devamını Oku

Korana’dan ölen ve defnedilen birini sonradan aile mezarlığına nakletmek câiz mi?

Korana’dan ölen ve defnedilen birini sonradan aile mezarlığına nakletmek câiz mi?

Ölünün defnedildiği kabrinden başka bir yere nakledilmesi hususunda fukahâ arasında ihtilaf bulunmaktadır. Hanefî ve Şâfiî mezhebine göre, defin işlemi tamamlandıktan sonra ölünün zaruret veya şer‘an muteber bir mazeret bulunmaksızın başka bir yere nakledilmesi câiz değildir. Çünkü kabri açmak, ölünün hürmet ve dokunulmazlığına aykırı görülmüş; ancak cenazenin gasp edilmiş bir araziye veya başkasının şüf‘a hakkı bulunan bir yere defnedilmesi gibi hak sahiplerinin hukukunu ilgilendiren istisnaî durumlarda nakle cevaz verilmiştir. Hanefî fakihlerinden İbnü’l-Hümâm, bu yaklaşımı desteklemek üzere dârülharpte defnedilen birçok sahâbînin kabirlerinin…

Devamını Oku Devamını Oku

Online Nikâh Akdi Caiz midir?

Online Nikâh Akdi Caiz midir?

Nikâh akdi; nesep, aile hukuku ve miras gibi önemli hukukî sonuçlar doğuran bir akit olduğundan, tarafların kimliklerinin ve irade beyanlarının hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesini gerektirir. Günümüzde yapay zekâ destekli görüntü ve ses üretim teknolojileri, dijital kimlik sahteciliği ve benzeri yöntemler sayesinde kişilerin gerçeğe son derece yakın biçimde taklit edilebilmesi, çevrim içi ortamda gerçekleştirilen işlemlerde kimlik doğrulamasını güçleştirmekte ve aldatma ihtimalini artırmaktadır. Bu durum, nikâh akdinin sıhhati açısından büyük önem taşıyan güven unsurunu zedeleyebilecek niteliktedir. Buna…

Devamını Oku Devamını Oku

Dayı, amca vb. çocuklarıyla bir arada yemek yiyip, sohbet etmenin hükmü

Dayı, amca vb. çocuklarıyla bir arada yemek yiyip, sohbet etmenin hükmü

Dijital medya, sosyal iletişim ağları ve popüler kültürün etkisiyle mahremiyet algısının zayıfladığı, kadın-erkek ilişkilerinde sınırların giderek belirsizleştiği, iffet ve hayâ duygusunun ciddi şekilde aşındığı bir dönemde, yeni nesil gençlerin amca, dayı, hala ve teyze çocuklarıyla olan ilişkilerinde mahremiyet ölçülerine dikkat etmeleri önem arz etmektedir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’in, وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنَىٰ ۖ  “Zinaya yaklaşmayın.”[1] emri ile mümin erkek ve kadınlara yönelik, قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ “Mümin erkelere söyle! gözlerini haramdan sakınsınlar.”[2] buyruğu birlikte değerlendirildiğinde, aile içinde dahi olsa amca,…

Devamını Oku Devamını Oku