Kuranda dağlar ve deprem ilişkisi
Kur’an’da “Biz size sabit dağlar vermedik mi sarsılmayın diye”(Lokman, 10)
Ayette dağların sabit ve sarsilmamamiz için olduğunu söylüyor. fakat dağların olduğu yerlerde aşırı felaket sarsılma, deprem oluyor. Türkiye’de de bu yüzden sıklıkla deprem oluyor diğer ülkelere kıyasla.
Deprem-dağ ilişkisini ifade eden zikri geçen ayetin dışında (Nahl, 15) ve (Enbiya, 31) ayetleri de bulunmaktadır. Bu ayetlerde dağlar depremleri tamamen engeller şeklinde bir ifade yar almamaktadır. Bu ayetlerde “Yeryüzüne sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdik” (Lokman,10) ifadesi bulunmaktadır. Haddizatında Kur’an’ın ne jeoloji ne tıp ne de başka bir bilime dair bilgi verme gibi iddiası söz konusu değildir. Onun gayesi insanları daru’l-ukbaya davet etmektir.
Yine de bu soruya cevap vermek gerekirse âyette iddia edildiği gibi ne deprem (zilzal) ne de dağlar (cibal) ifadesi zikredilmektedir. Bilakis burada“sarsılma” manasındaki ((تَمِيد fiili ile “yer katmanları” manasına gelebilen (رَوَاسِيَ) kelimeleri geçmektedir. Dolayısıyla yerin 5-30 km. derinliklerinde bulunan magma üzerinde yer alan yer kürenin sallanmaması için dağlarla sabitlediğinden bahsetmektedir. Yani kayığın deniz üzerinde sallandığı gibi sallanmaması için Allah dağları bir çivi misali yer yüzüne sapladığından bahsedilmektedir. Bunu erezyonlu topraklara ağaç dikilmesindeki maksada benzetmek de mümkündür. Ağaç dikilen topraklarda hiç toprak sürüklenmesi olmayacak diyemeyeceğimize göre dağların olduğu yerlerde hiç sarsıntı olmaz da diyemeyiz. Şu var ki deprem sırasında düz ovalarda hissedilen tahribatın dağlık bölgelerde daha az hissedildiği, hafif atlatıldığı tecrübelerle sabittir.
Nitekim 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük depreminden sonra yapılan yeni konutlar şehir merkezinden dağlık bölgeye çekilmesi bunun bir göstergesidir. Yine 6 Şubat 2023’de meydana gelen Hatay depremi sonrası yeni konutların bir kısmının düz alanlardan ziyade zemini kayalık ve sağlam olan yüksek yerlere kurulmaktadır. Bu bölgelerin etüt çalışmaları ise işin ehli jeologlar ve bilim adamları tarafından yapılmaktadır.
Kısacası dağlar depremin şiddetini azalttığı, bilimsel bir yaklaşımdır. Zemini kaya olmayan yumuşak zeminlerdeki deprem tahribatı daha yüksek olduğu inkarı mümkün olmayan bir gerçektir.