Seferde sünnet namazları terk edilir mi?
Sefer sırasında, ibadetlerde bir hafifletme söz konusudur. Nitekim Hz. Peygamber ve sahabeyi kiram seferde bazen sabah namazlarını Kâfirûn ve İhlâs gibi kısa sûrelerle dahi kıldıkları rivayet edilmektedir.[1] Cumhur fukahâya göre seferde revâtip (vakit sünnet) namazlarının kılınması müstehap kabul edilirken, Hanefî mezhebinde sefer emniyet içinde devam ettiği müddetçe yolcu, farzlarla birlikte sünnetleri terk edemez. Fakat korku veya zorunlu durumlar söz konusu olduğunda sünnetler kılınmayabilir. Kaynaklarda bu konuda çokça rivayet bulunmakla birlikte bunlardan birkaçını zikredelim. Ümmü Hânî’nin (r.a) rivayet ettiğine göre “Hz. Peygamber, Mekke’nin fethinde onun evinde 8 rekât Duhâ namazı kıldı.”[2] Yine İbn Ömer (r.a) “Seferde Hz. Peygamber ile öğleyi iki rekât, sonrasında da iki rekât daha kıldım.”[3] şeklinde haber vermektedir.
Konuyla ilgili rivayetler tamamen incelendiğinde Hanefî mezhebinde sebepsiz yere sünnet namazını terk etmek mekruh görülmüştür. Ayrıca ikinci rivayette görüldüğü üzere seferde emniyet durumunda, Hz. Peygamber 4 rekâtlık farz namazlarını 2 rekât kılmıştır. Burada asıl olan sünnete ittibâ etmektir. İbn Abidîn, et-Telvîh adlı eserden naklen şöyle der: “Sünnet-i müekkedenin (devamlı) terki harama yakın bir ameldir. Kişi bu sebeple Efendimiz (s.a)’in şefaatinden mahrum kalır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) “Kim sünnetimi terk ederse şefaatime nail olamaz.” buyurmaktadır.[4]
[1] Leknevî, Ebü’l-Hasenât Muhammed Abdülhayy b. Muhammed, et-Ta‘liku’l-mümecced alâ Muvatta’i İmâm Mâlik (thk. Takıyyüddîn en-Nedvî), (Beyrut: Dârü’l-Kalem, 1991), 1: 567.
[2] Buhârî, “Salât”, 3.
[3] Tirmizî, “Tahâret”, 393; وصليت معه في السفر الظهر ركعتين وبعدها ركعتين
[4] İbn Abidîn, Reddü’l-muhtâr, 1: 266; (مَنْ تَرَكَ سُنَنِي لَمْ يَنَلْ شَفَاعَتِي)