Fakir Kimsenin Bakkal Borcunu Ödemek Zekât Yerine Geçer mi?

Fakir Kimsenin Bakkal Borcunu Ödemek Zekât Yerine Geçer mi?

Fakir veya borçlu bir kimsenin borcunu zekât yoluyla ödemek câizdir. Ancak bu hususta en sağlam ve ihtilâftan uzak yol, zekâtın doğrudan borçluya verilmesi (temlîk) suretiyle gerçekleştirilmesidir.

Borçlunun bilgisi ve izni olmaksızın, borcun doğrudan alacaklıya (örneğin bakkala) ödenmesi ise “iskāt” (borcu düşürme) mahiyetindedir. Bu sebeple âlimlerin çoğunluğuna göre bu şekilde yapılan ödeme zekât yerine geçmez.

Bununla birlikte, bakkal defterindeki borçları kapatmak büyük sevap taşıyan bir hayırdır. Ancak bu ödemenin zekât olarak geçerli olabilmesi bazı şartlara bağlıdır:

  • Borçluların gerçekten zekât alabilecek durumda (fakir veya borçlu) olmaları gerekir.
  • Bu kimseler tek tek tespit edilmelidir.
  • Borçluların, borçlarının zekât malından ödenmesine izin vermeleri (vekâlet) gerekir.

Bu şartlar sağlandığında, bakkal aracılığıyla yapılan ödeme temlîk hükmünde kabul edilir ve zekât yerine geçer.

Buna karşılık, bakkal defterinin tamamının toptan ödenmesi şu iki sebeple zekât yerine geçmez:

  1. Defterde yer alan herkes fakir olmayabilir; nisap miktarı mala sahip kimseler de veresiye alışveriş yapmış olabilir.
  2. Defterdeki bazı alacaklar “batık borç” (tahsili mümkün olmayan alacak) olabilir. Bu tür borçlar zekâta mahsup edilemez. Dolayısıyla bakkalın, almaktan ümidini kestiği paraları fırsattan istifade ederek bu hesaba katmaması gerekir.

Bu sebeple, zekât vermek isteyen kimsenin bakkalla görüşerek borçluların durumunu netleştirmesi gerekir. Batık borçların ödenmesi zekât yerine geçmese de nafile bir hayır olarak sevap kazandırır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir