Buluntu Mallar (Lukata) ve Hükümleri

Buluntu Mallar (Lukata) ve Hükümleri

İslâm hukukunda başkasına ait kayıp mallara buluntu (lukata) denir. Kural olarak bu tür malların alınmaması esastır. Zira sahibinin o malı tekrar geri dönüp alma ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca buluntu malı alan kimselerin çoğu zaman bu malın gerektirdiği sorumluluklara riayet edilmediği görülmektedir. Bu sebeple Hz. Peygamber (s.a) “Müslümanın lukatası bir ateş alevidir.”[1] buyurmaktadır. Buluntu mal bulanın elinde emanettir. Emanetlerde esas olan da onu hemen sahibine tevdi etmektir. Nitekim Âyet-i Kerîme’de “Şüphesiz ki Allah, size emanetleri ehline vermenizi emreder.”[2] buyurulmaktadır.

Buluntu malın ilanı ile ilgili iki rivayet söz konusudur. Zâhirü’r-rivâyeye göre lukata, az veya çok olsun bir yıl süreyle ilan edilir. Hanefî mezhebinde fetva da bu görüş doğrultusundadır. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır. “Bir sene boyunca onu ilân et ve sonra onun kabını ve bağını muhafaza et. Eğer birisi gelir de sana ondan haber verirse (malını ona teslim edersin.) Aksi takdirde onu kullanırsın.”[3]

Ebû Hanîfe’den gelen diğer bir rivayete göre ise lukata malları değerine göre ilan edilir. Buna göre 100 dirhem[4] ve üzeri olan mallar bir yıl, 10 dirhem civarı değerde olanlar bir ay, 3 dirhem değerinde olanlar bir hafta veya on gün, 1 dirhem olanlar üç gün, 1 dânik (1/6 dirhem) değerinde olan mallar ise bir gün ilan edilir.[5] Bu süreler dayanıklı mallar için geçerlidir. Çabuk bozulan mallar ise ilan edildikten sonra bekletilmeyip telef olmadan önce yenir, satılır veya fakirlere verilerek değerlendirilir; sahibi ortaya çıkarsa bedeli tazmin edilir.

İmam Serahsî, Hz. Peygamber zamanında 5 dirheme bir koyun alındığını ifade etmektedir.[6] Şayet bu miktar günümüz değerleri (28.4.2019) esas alındığında ortalama bir kurbanlık 750 tl. olarak düşünülürse 10 dirhem yani 1500-2000 tl. değerinde para veya mal bulan kişinin bunu bir ay ilan etmesi gerekir. 100 dirhem (yani bugün itibariyle 15.000-20.000 tl.) bulan kişinin ise bunu 1 sene ilan etmesi gerekir. Söz konusu miktarın, zekât nisap miktarına (82 gr. altın değerine) karşılık geldiği anlaşılmaktadır. 1 dirhem (yani yaklaşık 150 tl.) değerinde para bulan 3 gün ilan etmeli, 1 dânik (1/6 dirhem) yani 25 tl. değerinde olan buluntuyu ise 1 gün ilan etmelidir. Bu bedelden düşük olanlarda ise ilanın gerekmeyeceği anlaşılmaktadır.

İlan edilmesi gereken malın ilanı geciktirilmeden derhâl yapılmalıdır. Aksi takdirde kişi dinen sorumlu olur. Buluntu mal, en yakın cami, muhtarlık ve karakol başta olmak üzere valilik ve belediyeye, fazla detaya girilmeksizin, bir miktar para veya eşya bulunduğu şeklinde bildirilmelidir. Zira ayrıntıların fazla verilmesi, fırsatçıların sayısını artırabilir.

Belirtilen ilan süresi tamamlandıktan sonra, buluntunun sahibi ortaya çıkmazsa ve bulan kişi fakir ise serbesttir; dilerse buluntuyu kendisi kullanabilir, dilerse başka bir fakire verebilir. Ancak bulan kişi zengin ise, buluntuyu fakirlere veya güvenilir yardım kuruluşlarına vermesi gerekir. Bulan kişinin, buluntunun sahibini aramaksızın onun adına tasaddukta bulunması câiz değildir. Aksi takdirde, malın sahibinin sonradan ortaya çıkması hâlinde buluntunun bedelini tazmin etmesi gerekir. Hanefî mezhebine göre zengin kimsenin buluntuyu kendisi için alıkoyması câiz değildir.

[1] Tirmizî, “Eşribe”, 11; İbn Mâce, “Lukata”, 1. ضَالَّةُ الْمُسْلِمِ حَرَقُ النَّارِ

[2] Nisâ, 4/58. إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا

[3] Buhârî, “Lukata”, 2, 11; عَرِّفْهَا سَنَةً ثُمَّ احْفَظْ عِفَاصَهَا وَوِكَاءَهَا فَإِنْ جَاءَ أَحَدٌ يُخْبِرُكَ بِهَا وَإِلَّا فَاسْتَنْفِقْهَا

[4] 1 dirhem: Ortalama 70 arpa tanesi ağırlığındadır. Takriben 3.2 gr. ağırlığındadır.

[5] Kâsânî, Bedâi‘ü’s-sanâi‘, 6: 202; Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuku İslamiye ve İstilahı Fıkhiyye Kamusu, (İstanbul: Bilmen Yay., 1988), 7: 24.

[6]  Serahsî, Mebsût, 2: 150; أن العبرة للقيمة في المقادير فإن الشاة تقوم بخمسة دراهم في ذلك الوقت

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir