Telefon ve alarmlardaki müziğin hükmü
Efendimizin hadislerinde müzik aleti olarak sadece def kelimesi geçmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) “«Nikâhı ilan edin. Onu mescitlerde kıyın ve onun üzerine def çalın” buyurmuştur.[1] Halbuki cahiliye döneminde davul, zurna ve telli çalgılar mevcuttu olmasına rağmen bu çalgı aletleri düğünlerde kullanılmamış ve tavsiye edilmemiştir. Hatta ilk zamanlar namaz vakitlerinin nasıl ilan edileceği konusu tartışılırken bazıları insanların davulla namaza çağırılması teklif etmiş fakat bu kabul görmemiştir. Zira davul eğlence aleti olduğundan ibadete çağırmada uygun görülmemiştir. Ayrıca davulun, zurnasız olmayacağı, bunların bir araya gelmesiyle de kadın ve erkeğin karışık oyun oynayacağı ve harama düşüleceği göz ardı edilmemelidir. Bir şeyin yaygın ve örf haline gelmesi onun meşru olduğunu göstermez.
Dolayısıyla Müslüman birinin gerek cep telefonunda gerekse alarm kurulabilen aletlerde İslam’ın meşru saymadığı müzikleri koyması caiz olmaz. Bununla birlikte anaokullarında çocuk eğitimi yapan hanımların bu noktaya dikkat etmeleri gerekir. Çocuklar için hazırladıkları video veya animasyonlarda caiz olmayan müzikleri kullanmamaları gerekir. Aksi halde fiili hatalarımız çocukların gözünde fetva olarak kalacaktır.
Bu tür telefon müzikleri, cami gibi kutsal mekanlarda veya ibadet zamanlarında çalındığında, mekânda bulunan herkesin dikkatini dağıtmakla kalmaz, aynı zamanda kalplerini ibadetten alıkoyacağını unutmamalıyız.
[1] Tirmizî, Nikâh, 6; أعلنوا هذا النكاح، واجعلوه في المساجد، واضربوا عليه بالدفوف