Tamiri Mümkün Olmayan Kur’ân-ı Kerîm Nüshaları Ne Yapılmalı?
Çok okunmaktan dolayı cildi dağılmış veya sayfaları parçalanmış Kur’ân-ı Kerîm nüshalarıyla ilgili kaynaklarda iki farklı uygulama zikredilmektedir. Bunlardan ilki Hz. Osman’ın Kur’ân’ın cem’i sırasında bazı suhufların yakılmasını emrettiğine dair rivayettir[1] ki Mâlikî ve Şâfiîler bu görüşü tercih etmiştir.
İkincisi ise insanların basmayacağı bir yere gömülmesi gerektiğine dair görüştür. Hanefî ve Hanbelîler de bu görüşü tercih etmiştir. Hz. Osman’ın farklı nüshaları gömme yerine yakmayı tercih etmesi, muhtemelen kabul görülmeyen farklı ve hatalı nüshaların tekrar gömüldüğü yerden çıkarılıp ortalıkta dolaşması endişesine yönelik bir tedbir olduğu anlaşılmaktadır. Fakat bugün öyle bir korku ve çekince kalmadığından ne yakılmalı ne de gömülmelidir. Zira her iki durumda da israf söz konusudur.
Dolayısıyla bu şekildeki Kur’ân nüshalarının tüm cami ve Kur’ân kurslarından toplanarak büyük bir titizlikle dönüşüm merkezlerine gönderilmesi en makul olandır. Ancak bu yapılırken mushafın hürmetine riayet edilmesi ve gelişigüzel muamele edilmemesi gerekir. Böylelikle Allah Teâlâ’nın Kur’ân’da ve hadislerde şiddetle yasakladığı israf önlenmiş, millî servete önemli bir katkı sağlanmış olacaktır. Diyanet’in de buna yönelik çalışmalar yürüttüğü haber kaynaklarında yer almaktadır.[2]
[1] Buhârî, “Fadâilü’l-Kur’ân”, 3; Suyûtî, el-Itkân, 2: 1187.
[2] https://www.aa.com.tr/tr/kultur/malatyada-yipranmis-kuran-i-kerimlerin-yerine-yenileri-dagitiliyor/3515083?utm_source=chatgpt.com