Browsed by
Yazar: dinifetvalar

DÜNYALIK MAKSATLAR İÇİN NAMAZ KILMAK CAİZ Mİ?

DÜNYALIK MAKSATLAR İÇİN NAMAZ KILMAK CAİZ Mİ?

Soru: “Sınava az bir zaman kaldı. Ben de sınava kadar namaz kılmayı düşünüyorum. Niyetim hem sevap kazanmak hem de sınavda başarılı olabilmek. Bu şekilde bir niyet doğru olur mu, yoksa ibadetin ders ve sınav gibi dünyevî bir sebeple yapılması uygun olmaz mı?” Cevap: Bu niyet dinen uygundur. Hatta fıkıh ve hadis kaynaklarında, kişinin meşru bir ihtiyacının gerçekleşmesi amacıyla kıldığı iki rek‘atlık nafile namaz “hacet namazı” olarak isimlendirilmiştir. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kimin Allah’tan veya herhangi bir kimseden bir…

Devamını Oku Devamını Oku

Kadınların özel günlerinde âyet okuyup yazmaları câiz midir?

Kadınların özel günlerinde âyet okuyup yazmaları câiz midir?

Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin tamamı ile Mâlikîlerin kahir ekserine göre kadının lohusa veya cünüp hâlinde gerek Mushaf’a dokunması gerekse Kur’ân okuması câiz görülmemiştir. Cumhur âlimler bu konuda “Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.”[1] âyeti ile Amr b. Hazm’ın rivayet ettiği “Kur’ân’a temiz olandan başkası dokunmaz.”[2] ve “Hz. Peygamber (s.a) Cünüp ve hayızlıyı Kur’ân okumaktan neyhederdi.”[3] yine “Kur’ân’a hayızlı ve cünüp kimse dokunamaz.”[4], “Hayızlı ve cünüp kimse Kur’ân’dan bir şey okuyamaz.”[5] şeklindeki rivayetleri esas almaktadırlar. Öncelikle kadınların mezkûr günlerde Kur’ân âyetleri…

Devamını Oku Devamını Oku

Namazı Bozan ve Bozmayan Ağlama

Namazı Bozan ve Bozmayan Ağlama

Gerek namaz içerisinde gerekse namaz dışında meydana gelen ağlama, sebebi ne olursa olsun abdesti bozmaz. Ancak ağlamanın namaza etkisi, ağlamanın sebebine ve şekline göre değerlendirilmiştir. Fıkıh kaynaklarında, dünyevî bir musibet, sıkıntı veya endişe sebebiyle kişinin namaz esnasında sesli şekilde ağlaması hâlinde namazın bozulacağı belirtilmiştir. Buna karşılık Allah korkusu, ahiret düşüncesi, cennet ümidi veya cehennem endişesi gibi dinî saiklerle meydana gelen ağlama ise sesli olsa dahi namaza zarar vermez. Bilakis bu tür bir ağlama, huşû ve kalp rikkatinin bir göstergesi kabul…

Devamını Oku Devamını Oku

Kefir ve boza içmek caiz midir?

Kefir ve boza içmek caiz midir?

Kefir ve boza, üretim süreçlerinde fermantasyondan yararlanılan geleneksel gıda ürünleri arasında yer almaktadır. Boza, tarih boyunca daha çok darıdan hazırlanmış olmakla birlikte günümüzde buğday, mısır ve pirinç gibi farklı tahıllar kullanılarak da üretilebilmektedir. Üretim aşamasında tahıllar pişirilip işlendikten sonra belirli miktarda şeker ilave edilmekte ve fermantasyona bırakılmaktadır. Bu biyokimyasal süreç neticesinde laktik asidin yanı sıra düşük oranlarda etil alkol de meydana gelebilmektedir. Benzer şekilde kefir de sütün kefir taneleriyle fermantasyona tabi tutulması sonucu elde edilen bir içecektir. Fermantasyonun tabiî bir…

Devamını Oku Devamını Oku

Kadının gelir sahibi olması mehir hakkını düşürür mü?

Kadının gelir sahibi olması mehir hakkını düşürür mü?

Mehir, İslâm hukukunda evlilik akdi sebebiyle erkeğin eşine vermeyi taahhüt ettiği mal, para veya ekonomik değeri bulunan bir menfaati ifade eder. Kadının çalışma hayatında yer alması veya bağımsız bir gelirinin bulunması, mehir üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Zira mehir, evlilik akdinin hukukî sonuçlarından biri olarak kadına ait şahsî bir hak olup, onun mülkiyetine geçen özel bir malvarlığı unsurudur. Kur’ân-ı Kerîm’de mehir, kadının meşru bir hakkı olarak açıkça düzenlenmiştir. Nitekim Allah Teâlâ, “Kendileriyle evlenip yararlandığınız kadınlara kararlaştırılmış mehirlerini verin. Bu, üzerinize düşen…

Devamını Oku Devamını Oku

SEFERDE NAMAZLARIN CEM’E EDİLMESİ

SEFERDE NAMAZLARIN CEM’E EDİLMESİ

Namazların belirlenen vakitleri içerisinde eda edilmesi İslâm hukukunda temel bir ilke olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte sefer, yağmur ve hastalık gibi mazeretler sebebiyle öğle ile ikindi veya akşam ile yatsı namazlarının bir vakitte birleştirilmesi (cemʿ) meselesi fıkıh âlimleri arasında ihtilaf konusu olmuştur. Hanefî mezhebi, cemʿ-i hakîkîyi yalnızca hac ibadetine mahsus bir uygulama olarak değerlendirmiş ve bunu Arafat ile Müzdelife’de gerçekleştirilen uygulamalarla sınırlandırmıştır. Buna göre Arafat’ta öğle ile ikindi, Müzdelife’de ise akşam ile yatsı namazları cemʿ edilerek kılınır. Bu iki yer…

Devamını Oku Devamını Oku

Oruçluyken Abdestte Ağza Su Vermeyi Terk Etmenin Hükmü

Oruçluyken Abdestte Ağza Su Vermeyi Terk Etmenin Hükmü

Mazmazadan (ağıza su verdikten) sonra ağızda bir ıslaklığın kalması ve onun da tükürükle birlikte yutulması, orucu bozmaz.[1] Abdestten sonra ağızda kalan suyun rutubeti/nemi oruca zarar vermez. Bu endişeden dolayı abdestin sünnetleri terk edilemez. Hz. Peygamber’in de oruçluyken ağzına su verdiğini unutmamak gerekir. Burada asıl olan Hz. Peygamber’e ittibâ etmek, bir farzı yaparken fasit bir kıyasla sünneti kurban etmemektir. Nitekim seferde farzların taksiri/kısaltılması emredilirken sünnetlerin terk edilmesi doğru görülmemiştir. [1] Heyet, el-Fetava’l-Hindiyye, (Beyrut: Dârü-fikr, 1310), 1: 203; وَلَوْ بَقِيَ بَلَلٌ بَعْدَ…

Devamını Oku Devamını Oku

Oruçlunun iğne vurulması câiz mi?

Oruçlunun iğne vurulması câiz mi?

Hanefî Mezhebi âlimleri ağız, kulak, burun, makat gibi tabii menfezlerden vücuda alınan şeylerin orucu bozacağı hususunda ittifak ederken karın bölgesine ulaşan yaralar üzerine dökülen sıvı ilaçlar hususunda ihtilaf etmişlerdir. İmam Azam, karna ulaşan yaralar üzerine tedavi maksatlı dökülen sıvının orucu bozacağını ve kazayı gerektireceğini söylerken İmam Ebû Yusûf ve Muhammed bozmayacağını savunmaktadır.[1] Hanefîler vücuda dışardan alınan maddenin orucu bozacağına dair İbn Abbas’ın rivayet ettiği: إنما الوضوء مما خرج وليس مما دخل ، وإنما الفطر مما دخل وليس مما خرج “Abdest,…

Devamını Oku Devamını Oku

Oruca niyet eden hamilenin orucunu bozması kefâret gerektirir mi?

Oruca niyet eden hamilenin orucunu bozması kefâret gerektirir mi?

Şöyle ki Hamile bir kadın (5 aylık) oruca niyet etse ve gün içinde henüz rahatsızlanmadığı halde o gün işlerinin yoğun olacağını ve bitkin düşeceğini düşünerek orucunu bozsa kefâret gerekir mi? Fıkıh kitaplarında gerek kendi gerekse karnındaki çocuğun sıhhati hususunda endişeye kapılan hamile kadının oruç tutmasının zorunlu olmadığı belirtilmektedir.[1] Hamile kadın her ne kadar “ben acıkmıyorum, susamıyorum” dese de bebeğinin durumunu kestiremez. Bebek acıkır ama bunu ne konuşarak ne de ağlayarak ifade edebilir. Bunu ancak doktorlar ifade edebilir. Nitekim Kur’ân’da “bilmediğiniz…

Devamını Oku Devamını Oku

Ramazan’da gün ortasında temizlenen kadının yemek yemesi yasak mı?

Ramazan’da gün ortasında temizlenen kadının yemek yemesi yasak mı?

Hanefî mezhebine göre ramazanda gün ortasında adet (hayız, aybaşı) veya nifastan kesilen kadın ile seferden gelen fakat oruçlu olmayanlar günün geri kalan kısmında ramazan gününe hürmeten oruçlu gibi yemeden içmeden iftara kadar beklemesi vâciptir.[1] Mâlikî ve Şâfiî mezhebine göre ise böyle bir gereklilik söz konusu değildir.[2] İmam Şâfiî’ye göre gün ortasında temizlenen hayızlı, mukim olan misafir kişi, günün geri kalanını oruçlu geçirmek zorunda değildir. Zira güne zaten oruçlu başlamamıştır. Dolayısıyla günün geri kalanında yiyip içebilir. [1] Şeybânî, el-Hucce, Beyrut: Alimü’l-kütüp,…

Devamını Oku Devamını Oku