Kefir ve boza içmek caiz midir?
Kefir ve boza, üretim süreçlerinde fermantasyondan yararlanılan geleneksel gıda ürünleri arasında yer almaktadır. Boza, tarih boyunca daha çok darıdan hazırlanmış olmakla birlikte günümüzde buğday, mısır ve pirinç gibi farklı tahıllar kullanılarak da üretilebilmektedir. Üretim aşamasında tahıllar pişirilip işlendikten sonra belirli miktarda şeker ilave edilmekte ve fermantasyona bırakılmaktadır. Bu biyokimyasal süreç neticesinde laktik asidin yanı sıra düşük oranlarda etil alkol de meydana gelebilmektedir.
Benzer şekilde kefir de sütün kefir taneleriyle fermantasyona tabi tutulması sonucu elde edilen bir içecektir. Fermantasyonun tabiî bir sonucu olarak düşük seviyede alkol oluşabilmekle birlikte, normal şartlarda üretilen ve taze olarak tüketilen kefirde bu oran sarhoşluk verecek seviyeye ulaşmamaktadır.
İslâm hukukunda bir gıda veya içeceğin hükmü belirlenirken esas alınan husus, onun sarhoşluk verip vermemesi ve içerisinde bulunan alkolün niteliği ile miktarıdır. Buna göre kefir ve boza, taze olarak tüketildikleri ve sarhoşluk verecek seviyede alkol ihtiva etmedikleri sürece içilmeleri caizdir.
Bununla birlikte fermantasyon süresinin uzaması, özellikle de ürünün oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesi halinde alkol oranının artmasına sebep olabilmektedir. Bu sebeple bazı çağdaş fetva mercileri, taze olarak tüketilen ve soğuk ortamda muhafaza edilen kefir ve bozanın içilmesini caiz görürken, uzun süre bekletilerek alkol oranı yükselen ve sarhoşluk verme ihtimali bulunan ürünlerin tüketilmesinden kaçınılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Sonuç olarak kefir ve boza, normal üretim şartlarında hazırlanmış, taze tüketilen ve sarhoşluk vermeyen nitelikte oldukları sürece helal ve caizdir. Ancak fermantasyonun ileri safhalara ulaşması sebebiyle alkol oranının belirgin şekilde arttığı veya sarhoşluk verme özelliği kazandığı durumlarda tüketilmeleri caiz değildir.