Gıybet Hangi Durumlarda Caizdir?

Gıybet Hangi Durumlarda Caizdir?

İslam hukukunda asıl olan, gıybetin haram olmasıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de gıybet, “ölü kardeşinin etini yemek”[1] benzetmesiyle şiddetle yasaklanmıştır. Bununla birlikte İslam âlimleri, zaruret veya meşru bir maslahatın bulunması hâlinde bazı durumların gıybet kapsamına girmeyeceğini belirtmişlerdir.

Bu istisnalar arasında; zulme uğrayan kimsenin hakkını aramak amacıyla zalimi yetkili mercilere şikâyet etmesi, bir kötülüğün önlenmesi için yardım istemesi, fetva almak amacıyla yaşanan olayı anlatması ve insanların zarar görmesini önlemek için gerekli uyarılarda bulunulması yer alır. Ayrıca günahını alenen işleyen kimsenin yalnızca açıktan işlediği fiilden söz etmek ve bir kişiyi aşağılamak kastı olmaksızın, başka türlü tanınması mümkün değilse meşhur lakabıyla tanıtmak da gıybet sayılmaz.

Buna benzer şekilde, sosyal medya veya diğer iletişim mecralarında insanları dinî, ahlâkî veya toplumsal açıdan zarara sürükleyen fikir ve davranışları alenen yayan kimseler hakkında, toplumu uyarmak ve muhtemel zararları önlemek amacıyla, ihtiyaç ölçüsünde ve gerçeğe bağlı kalarak bilgi vermek de İslam âlimlerinin “Müslümanları zarardan koruma” kapsamında değerlendirdiği istisnalar arasında yer alır. Ancak burada amaç kişiyi küçük düşürmek değil, kamu yararını gözetmek olmalı; söylenenler doğru olmalı ve gerekli olan sınırı aşmamalıdır.

Kısacası gıybetin caiz görüldüğü hâller, genel bir ruhsat değil; zaruret ve meşru maslahatla sınırlı istisnai durumlardır.

[1]  el-Hucurât, 49/12.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir