İlgili Kategori
Kategori: Fetvalar

Köpeğe dokunmak, öpmek namaz kılmaya engel midir?

Köpeğe dokunmak, öpmek namaz kılmaya engel midir?

Mezheplerin çoğunluğuna göre köpek salyası idrarı gibi sayıldığından köpeğin ağzı veya dilinin dokunduğu yerler yıkanmadan temizlenmiş sayılmaz. Mâlikî mezhebine göre köpek temiz sayıldığından salyası da temiz kabul edilmektedir.[1] Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre köpeğin kuru ve necaset olmayan kılları ise necis sayılmadığından dokunulması namaza zarar vermez. Şâfiî mezhebine göre ise köpek ve domuz necisu’l-ayn kabul edildiğinden dolayı köpeğin değdiği yerlerin biri toprakla olmak üzere 8 kez yıkanması gerekmektedir.[2] Dolayısıyla Hanefî birinin Şâfiî mezhebini de göz önünde bulundurarak ihtiyaten ellerini yıkaması…

Devamını Oku Devamını Oku

Sürekli abdestinin bozulduğunu düşünmek vesvese midir?

Sürekli abdestinin bozulduğunu düşünmek vesvese midir?

Halk arasında “takıntı”, İslâm literatüründe ise “vesvese” olarak bilinen bu durum, tıp ilminde “obsesyon” hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Vesvese gerek itikadî gerekse ibadetlerle ilgili hususlarda kişinin bir şeye iman edip etmediği veya bir ibadeti yerine getirip getirmediği konusunda aşırı derecede bir şüpheye düşmesi halidir. Vesvese kalbe veya zihne, şeytan veya nefis tarafından atılan tedavisi mümkün bir psikolojik rahatsızlıktır. Nitekim Allah Teâlâ “Öyle bir şeytan ki, insanların kalplerine vesvese verir.” buyurmaktadır.[1] Önlem alınmadığı takdirde yayılır ve diğer ibadetlere de sirayet eder. Özellikle ibadetler hususunda sıkça rastlanan vesvese, kişiye…

Devamını Oku Devamını Oku

İmama uyan seferi kişi ikinci rekâtta namazdan ayrılabilir mi?

İmama uyan seferi kişi ikinci rekâtta namazdan ayrılabilir mi?

Hanefî Mezhebine göre “İmam, uyulmak içindir. Ona muhalefet etmeyiniz.”[1] mealindeki hadise binaen dört rekâtlı bir namazda mukim bir imama uyan seferi kişinin kendisi için iki rekât kılmasının yeterli olacağını düşünerek ikinci rekâtın sonunda selam vererek namazdan ayrılması câiz değildir. Seferi olan bu kişinin, imama ittibâ ederek 4 rekât kılması gerekir.[2] Sadece kendi gibi seferi olan imamla veya münferit (tek başına) olması halinde iki rekât kılması vaciptir. [1]  Ebû Dâvûd, “Salât”, 68 (604); İbn Mâce, “Salât”, 846; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef,…

Devamını Oku Devamını Oku

Sözlü veya nişanlı damadın kayınvalidesinin elini öpmesi doğru mu?

Sözlü veya nişanlı damadın kayınvalidesinin elini öpmesi doğru mu?

Evliliğin temelini nikâh bağı oluşturmaktadır. Nikâh akdi gerçekleşmeden ne damat müstakbel kayınvalidesi ile ne kız kayınpederi ile sıhriyet bağı oluşturabilir. Dolayısıyla kız tarafının söz veya nişan merasiminde damadın kayınvalidesinin elini öpmesini talep etmemesi gerekir. Zira an itibariyle kayınvalide damada yabancıdır. Sadece sözlenme ve nişanlanmayla sıhriyyet bağı oluşmayacağından el öpmesi câiz olmaz, haramdır. Nitekim “Hz. Peygamber’in (s.a) eli hiçbir yabancı kadının eline dokunmamış, onlarla musafaha yapmamıştır.”[1] Dolayısıyla damadın onlara böyle bir âdetin İslâm nazarında geçerli olmadığı hususunu yaşayarak güzel bir üslupla…

Devamını Oku Devamını Oku

Boykot farz mıdır?

Boykot farz mıdır?

Boykot kelimesi İngilizce boycott lafzından alınmış olup “Bir kimsenin, bir topluluk veya bir ülkeyle, belli bir amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesmesi”[1] şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkûr tariften de anlaşıldığı üzere boykot sırasında her türlü ilişkinin kesilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Dolayısıyla boykotun güçlü ve müessir olabilmesi için maddi ve manevi tüm ilişkilerin kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bugün ise boykot, zulme ve haksızlığa uğrayan tarafın bedensel güç ve kuvvetle engel olamadığı durumlarda alternatif olarak devreye koyduğu mali bir tepki olarak algılanmaktadır. Yani düşmanın maddi…

Devamını Oku Devamını Oku

Sigaranın hükmü nedir?

Sigaranın hükmü nedir?

Sigara, tütün yaprağından elde edilen ve içeriğinde büyük oranda nikotin bulunduran keyif verici ve bağımlılık yapan bir bitkidir. İlk defa Amerika yerlilerince kullanıldığı daha sonra da Avrupa (1506) ve İslam âlemine (1600) intikal ettiği bilinmektedir. Bu nedenle erken dönem fakihlerden bu hususta herhangi bir fetva nakledilmemiştir. Sonraki dönem fakihler ise ihtilaf etmişlerdir. Bu konudaki görüşleri mubah, tenzihen mekruh, tahrimen mekruh ve haram olmak üzere dört görüşte özetlemek mümkündür. Birinci görüşü savunanlar sigara hakkında menedici herhangi bir sarih nas bulunmadığını ileri…

Devamını Oku Devamını Oku