İlgili Kategori
Kategori: Fetvalar

Hutbe sırasında konuşan birini uyarmak câiz mi?

Hutbe sırasında konuşan birini uyarmak câiz mi?

Cuma hutbesi sırasında cemaatten herhangi birinin namaz kılması, biriyle konuşması, selam verenin selamını alması, aksırana “yarhamuke Allah” demesi veya telefon vs. ile meşgul olması tahrimen mekruhtur.[1] Zira Ayet-i Kerime’de “Kur’ân (hutbe) okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nâil olasınız.”[2] yine hadis kaynaklarında Hz. Peygamber (s.a) “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına (yalnızca) ‘dinle’ desen (dahi yine) boş, lüzumsuz konuşmuş olursun.”[3] buyurarak meselenin ehemmiyetine işaret etmiştir. Mezkûr kaynaklarda böyle bir kişinin Cuma namazının sahih olmakla birlikte sevabından mahrum kalacağı…

Devamını Oku Devamını Oku

Çalıntı ihtimali fazla olan bir malı alıp-satmak câiz mi?

Çalıntı ihtimali fazla olan bir malı alıp-satmak câiz mi?

Kişinin, satın aldığı malın, haram yolla elde edilen, çalıntı bir mal olduğunu bilerek veya zannı galibi ile satın alması câiz değildir. Çünkü, çalınan veya haksızlıkla sahibinden alınan bir şeyi bilerek satın almak, bu haksız duruma yardım etmek demektir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) bir hadis-i şeriflerinde: “Kim bildiği halde, çalıntı malı satın alırsa, onun günahına ve ayıbına katılmış olur.”[1] buyurmaktadır. Dolayısıyla ikinci el oto parçası, telefon ve benzeri eşyaları alıp-satanların hırsız olma ihtimali yüksek şaibeli kişilerden almaları câiz değildir. Şayet satın…

Devamını Oku Devamını Oku

Namazda şehâdet parmağını kaldırmanın hükmü nedir?

Namazda şehâdet parmağını kaldırmanın hükmü nedir?

Namazın ilk ve son oturuşlarında Tahiyyat sırasında “eşhedü en lâ ilâhe” ifadesinin sonunda sağ elin şehâdet parmağının kaldırıp, “illallâh” derken de indirilmesinin sünnet olup olmadığı konusu Hanefî alimleri arasında tartışmalıdır. Özellikle Hafızüddin en-Nesefî, Tumurtâşî, Sadruşşeria gibi Hanefî fakihleri “namazın sükünet ve vakar üzere bina edildiğini” gerekçe göstererek bunun yapılmaması gereken bir amel olduğunu savunurken Burhanü’ş-şeria, Aynî, İbnü’l-Hümâm, İbrahim Halebî, Siğnâkî ve Şürünbülâlî’nin de aralarında bulunduğu âlimlerin çoğunluğu şehâdet parmağını kaldırırken serçe ve yüzük parmaklarının yumulması, orta ve baş parmağın halka…

Devamını Oku Devamını Oku

Yediğimiz gıdaların artanlarını ortada açık bırakmamız dinen sakıncalı mı?

Yediğimiz gıdaların artanlarını ortada açık bırakmamız dinen sakıncalı mı?

Ev veya iş yerlerinde yiyecek ve içeceklerin üstünü açık bırakmak dinen haram olmasa da sünnete aykırı olması hasebiyle mekruh bir davranıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) bu hususta “(Güneş batıp) gece karanlığı başladığı yâhud akşama girdiğiniz zaman çocuklarınızı dışarı bırakmayınız. Zira o sırada şeytânlar (yer yüzüne) dağılırlar. Geceden bir saat geçince de (dışarıdaki) çocuklarınızı evlerinize koyunuz. O zaman Allah’ın ismini anarak kapıları kapatınız. Çünkü şeytân, kapatılmış kapıyı açamaz.”[1] Yine “Kapların ağızlarını örtün, kırba (su tulumu vs.) nin ağzını bağlayın”[2] buyurmaktadır. Efendimizin bu uyarıları gerek manevi gerekse fiziki hastalıklara karşı…

Devamını Oku Devamını Oku

Vücuttaki tüyleri yolmak câiz mi?

Vücuttaki tüyleri yolmak câiz mi?

Erkeklerin sakallarını, kadın ve erkeklerin de kaşlarını kesmeleri câiz değildir. Fakat burun üzerindeki iki kaş arasında biten tüyler kaş sayılmadığından yolmak câizdir. Kasık ve koltuk altı kıllarını her hafta kesmek müstehabdır. Tıraş etmek veya yolmak câizdir. Fakat kırk günden sonraya bırakmak tahrimen mekruhtur. Yine göğüs ve sırt kıllarını kadına benzeme kastı olmaksızın almak tenzihen mekruhtur. Fakat karşı cinse teşebbüh kastı söz konusu olursa haram olur. Nitekim kaynaklarımızda “Resûlullah (s.a), kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti.”[1] rivayeti yer almaktadır. Kadınların…

Devamını Oku Devamını Oku

Sabah namazına kalkamayıp sonradan kaza eden kişinin hükmü nedir?

Sabah namazına kalkamayıp sonradan kaza eden kişinin hükmü nedir?

Namaz üç durumda kazaya kalmış olabilir. Kasten namazı terk etmekle, ihmal ederek veya unutarak. Birincisinin haram işlediği aşikârdır. İkincisi gece geç yatarak veya gündüz işini gücünü yani dünyalığını öne aldığından (birinci durumdaki kadar ağır olmasa da) günah işlemiştir. Üçüncüsü ise herhangi bir kasıt ve ihmal olmadığı için inşallah günahkâr olmaz. Sabah namazının güneş doğana kadar kılınması farzdır. Bunu vaktinde kılmayan kişi günahkâr olur. Bu işlenen haramın affedilmesi, kişinin tövbesindeki samimiyetine ve ihlasına bağlıdır. Namaz, vaktinde kılınırsa eda, vakti dışında kılınırsa…

Devamını Oku Devamını Oku

Yabancı erkek ve kadınlara bakmanın hükmü

Yabancı erkek ve kadınlara bakmanın hükmü

Konuyla ilgili ayetlerde şöyle geçmektedir: “Mü’min (erkek) lere söyle: “Gözlerini (haram olan kadınları ve ahlâksız yayınları seyretmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temiz (ve hayırlı) olandır.” Gerçekten Allah onların (fasıkların ve münafıkların) yaptıkları (ama çaktırmamaya çalıştıkları; sanatlı -iyilik kılıflı- ve ustalıklı bir tavırla sakladıkları kötü maksatlı) bütün işleri (en ince ayrıntısına kadar bilen) Habîr’dir. (Her şey O’nun bilgisi dahilindedir.)“[1] Yine Efendimizin (s.a) Hz. Ali’ye söylediği şu uyarı mezkûr âyetin tefsiri mahiyetindedir: “Ey Ali, bakışına bakış ekleme. Zira ilk bakış sanadır, ama ikinci bakış aleyhinedir.”[2] Kişinin gayriihtiyari olarak karşı…

Devamını Oku Devamını Oku