İlgili Kategori
Kategori: Fetvalar

Maaş ve bursları bankadan almak caiz mi? Nasıl bir tavır sergilemeli?

Maaş ve bursları bankadan almak caiz mi? Nasıl bir tavır sergilemeli?

Müslüman bir kimsenin bu hususta temel yaklaşımı faizli bankalarla hiçbir şekilde münasebete girmemesi şeklinde olmalıdır. Maaş ve bursların banka ile ilişkilerimizi zaruri kıldığını söyleyebilsek de gelen maaş ve bursları bankada bırakmak ve üstüne üstlük kredi veya alışveriş kartı kullanmak bankayla müşterek çalışmak, faizli işlemlerine sermaye sağlamak demektir. Bu ise asla câiz değildir. Nitekim Allah Teâla “Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın”[1] buyurulmaktadır. Zira bankada bekletilen paralar bankanın başkalarına faiz olarak verdiği mevduatlar anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bir kimsenin “ben bankadan faiz almıyorum…

Devamını Oku Devamını Oku

Akit öncesi kapora almak câiz mi?

Akit öncesi kapora almak câiz mi?

İslam âlimlerinin çoğunluğu “Resûlüllah Efendimiz (sav) kaporalı satışı (urbân) yasaklamıştır.”[1] hadisini esas alarak böyle bir satışı câiz görmemişlerdir. Kapora, akit öncesi karşı tarafın ciddiyet ve kararlılığının test edilmesinin yanı sıra karşı tarafın sudan bahanelerle akitten caymasını engelleyen emniyet sibobudur. Tüm bu faydalarına rağmen İslâm hukuku açısından kapora, karşılığında herhangi bir mal veya hizmet olmayan bir bedeldir. Dolayısıyla satıcının “Efendim sen kapora vermeseydin ben bu malı satacaktım. Beni zarara uğrattın. Bu sebeple bu parayı iade etmiyorum” gibi bir söz söyleme hakkı…

Devamını Oku Devamını Oku

Filmlerde rol icabı nikâh yapmanın veya küfrü gerektirecek ifadeleri kullanmanın hükmü nedir?

Filmlerde rol icabı nikâh yapmanın veya küfrü gerektirecek ifadeleri kullanmanın hükmü nedir?

Hanefî mezhebine göre nikâh akdi iki tarafın (gelin ve damat adaylarının) evlenme kast ve irade beyanı (icap-kabul) ile en az iki erkek veya bir erkek iki kadın şahit huzurunda meydana gelir. Dolayısıyla filmlerde rol icabı evlenenler böyle bir niyet taşımadıkları sürece gerçek bir nikah akti gerçekleşmeyecektir. Nitekim “Ameller, niyetlere göredir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.”[1] ile “Ukudda itibar mekâsıd ve meâniyedir; elfâz ve mebâniye değildir.”[2] şeklindeki külli kaideler bu hususu işaret etmektedir. Bununla birlikte bazı araştırmacılar “Üç şey var…

Devamını Oku Devamını Oku

Evlilik görüşmelerinde İslamî ölçü nedir?

Evlilik görüşmelerinde İslamî ölçü nedir?

Evlilik niyetiyle olsa dahi erkekle kadının tek başlarına tenha bir yerde kalmaları dinen câiz değildir. Yanlarında üçüncü bir kişinin bulunması veya herhangi bir kimsenin rahatlıkla görebileceği bir ortamda olmalıdır. Kısacası halvet-i sahiha durumu olmamalıdır. Nitekim Efendimiz (s.a.v) “Sakın bir erkek, yanında mahremi olmadıkça yabancı bir kadınla yalnız kalmasın.”[1] Buyurmuşlardır. Kadın sadece vücudunu belli etmeyecek ölçüde bir ev kıyafetiyle eli ve yüzü açık olacak şekilde görüşmeye katılabilir. Bunun dışında saçı, kolları gibi mahrem yerlerini açması câiz olmaz. Görüşme sırasında birbirlerine (şehvetle…

Devamını Oku Devamını Oku

Kişinin namazda okuyacağı yeri hatırlamak için beklemesi sehiv secdesini gerektirir mi?

Kişinin namazda okuyacağı yeri hatırlamak için beklemesi sehiv secdesini gerektirir mi?

Kişinin namazda Fâtiha’yı okuduktan sonra hangi âyet veya sûreyi okuyacağı hususunda bir müddet tereddüt içinde kalıp beklemesi, sonraki vâcibin te’hirine sebep olacağından dolayı sehiv secdesi yapmasını gerektirir. Eğer düşünme süresi bir rükün yani “Allahümme salli alâ Muhammed” diyebilecek kadar değilse, o takdirde yanılma secdesine gerek yoktur. İmamın cuma ve bayram namazlarında fazla kalabalıktan dolayı karışıklığa sebebiyet vermemek için sehiv secdelerini terk etmesi câizdir. Hanefî mezhebine göre sehiv secdesinin terki namazı bozmaz.[1] Fakat kasten terk eden kişinin günahkâr olacağı dolayısıyla namazı…

Devamını Oku Devamını Oku

Hayız ve cünüp halinde saç veya tırnak kesmek câiz mi?

Hayız ve cünüp halinde saç veya tırnak kesmek câiz mi?

İslâm dini gerek çevre gerekse beden temizliğine azami derecede önem vermektedir. Nitekim Enes (r.a) şöyle rivayet etmektedir: “Hz. Peygamber (s.a) bize bıyıkları kısaltmamız, tırnakları kesmemiz, koltuk ve kasık tıraşı hususunda kırk günü geçirmememizi tembihledi.”[1] Dolayısıyla efdal olan tüy ve tırnakların haftada bir kesilmesidir. Hadislerde de ifade edildiği gibi bu sürenin kırk günü aşması ise tahrîmen mekruh sayılmıştır.[2] Cünüplük, lohusalık ve hayız hâllerini iki kısımda mütalaa etmek gerekir. Zira cünüplük kısa süreli bir durum iken hayız ve lohusalık hali günlerce sürmektedir….

Devamını Oku Devamını Oku

Tırnak arasına giren maddeler abdeste engel mi?

Tırnak arasına giren maddeler abdeste engel mi?

Tırnaklardaki tabaka oluşturmayan kirlilikler abdeste ve gusle engel olmaz. Fakat suyun deriye sirayet etmesine engel olacak derecede tabaka oluşturması halinde abdest ve gusül câiz değildir. Dolayısıyla gerek tırnak arasında gerekse deri üstünde bulunan boya, yapıştırıcı, kalın kına, hamur vb. maddeler abdeste engel olacağından temizlenmesi şarttır.[1] [1]     Ebû Bekir b. Ali el-Haddâd, el-Cevheretü’n-Neyyire thk. Said Bektaş, (Amman: Ervika li’d-Dirâsât ve’n-Neşr, 2015), 1: 144.