Müslüman cariyenin tesettürü nasıl olmalıdır?

Müslüman cariyenin tesettürü nasıl olmalıdır?

İslâm âlimleri Müslüman cariyenin tesettürü hususunda ihtilaf etmişlerdir. Bir kısmı başlarını örtmüğeyeceklerini fakat diğer azalarını örteceklerini ifade ederken diğer bir kısmı bütün bedenini örteceğini söylemişlerdir. Cariyenin başını örtmemesi gerektiğini söyleyenler Hz. Ömer’in Musâ b. el-Eş’arî’nin cariyesine söylediği sözler delil olarak gösterilmektedir.

Atâ b. Rebâh şöyle rivayet etmiştir: “Hz. Ömer cariyelerin hürlere benzemeleri sebebiyle cilbâb örtmesini yasaklardı. (Atâ’dan rivayet eden) İbn Cerir dedi ki: Ömer b. Hattâb (bir gün) Ebû Mûsâ el-Eş’arî’nin kölesine cilbâ b giydiği için vurdu.” [1] Hz. Ömer Cariyeye “Ey kötü kokan! sen hürlere mi benzemeye çalışıyorsun”[2] diyerek cilbâbını elindeki kamçıyla açmıştır.

[1] عبد الرزاق عن بن جريج قال أخبرني عطاء أن عمر بن الخطاب كان ينهى الاماء من الجلابيب أن يتشبهن بالحرائر قال بن جريج وحدثت أن عمر بن الخطاب ضرب عقيلة أمة أبي موسى الأشعري في الجلباب أن تجلبب

[2]  يا لَكَاعُ أ تَتَشَبَّهِينَ بالحرائر ألْقِي القِنَاعَ

Yine Hz. Ömer, kızı Hafza’nın evinden çıkan cilbâblı bir kızın kim olduğunu sordu. 0 da cariyesi olduğu söyleyince: “Cariyelerinizi süsleriyle dışarı çıkarıyorsunuz, insanları fitneye düşürüyorsunuz, dedi.[1] Yine Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: “Tanıdık bir cariye Hz. Ömer’in huzuruna girdi. Üzerinde cilbâb vardı. Hz. Ömer ona azat edildin mi diye sordu. O da hayır deyince Hz. Ömer: “Bu neyin nesi, at onu başından çünkü bu inanan hür kadınlar için gereklidir, dedi. Cariye bu emre uymadı. Ve bazı çirkin sözler söyleyince Hz. Ömer kalktı ve ona kırbaçla vurdu. O da attı.”[2] Nitekim tabiinden İbn Cüreyc, Medineli hocalarından şöyle rivayet etmiştir: “Bülüğ çağına erdikten sonra cariyelerin başörtüsü takmaları gerekir. Fakat üzerlerine cilbâb almaları gerekmez.”[3]

[1] Abdurrezzak, Musannef, 3: 135

[2] İbn Ebî Şeybe, Musannef, 2: 41.

[3] Abdurrezzak, Musannef, 3: 135عبد الرزاق عن بن جريج قال بلغني عن أشياخ من أهل المدينة أن الخمر على الإماء إذا حضن وليس عليهن الجلابيب

Bu ve benzeri rivayetlerden anlaşıldığına göre Hz. Ömer’in bu cariyeye hakkında “hımar” yerinde “cilbâb” ifadesini kullanması onu başörtüsünden değil de vücudun tamamını örten (dış kıyafet) hicaptan menettiğini göstermektedir. İmam Mâlik ve Şâfiî cariyenin avret yerinin erkekler gibi göbekle diz kapağı arası olduğunu söylerken Ebû Hanîfe, karın ve sırt kısmının da buraya dâhil olacağını belirtmektedir. Namazdaki tesettür hususunda hür ile köle arasında hiçbir fark yoktur. Hz. Ömer’in cariyeyi bundan menetmesi ise cariyenin hürler gibi giyinerek hür bayanlara verilen statülerden faydalanması ve başkalarını aldatması olarak yorumlanmıştır. İbn Hazm’a göre kadının elleri ve yüzü hariç her tarafı avrettir. Bu hususta hür ile köle arasında herhangi bir fark yoktur.[1]

[1] İbn Hazm, el-Muhalla, 3: 210-225

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir